Kıymetli Evrak Hukuku

Kıymetli Evrak ve Unsurları

Kıymetli evraklar öyle senetlerdir ki, bunların içerdiği hak senetten ayrı olarak dermeyan edilemez.  Senetten ayrı olarak başkasına devredilemez.
Senet, bir kimseden sadır olan ve onu borç altına sokan nesnedir.
Senette mevcut hak, devredilmesi yasak haklardan olamaz. Hak ayrıca somut bir hak olmalıdır.
Evrakın, kıymetli evrak olmasının sebebi hak ve senedin birlikteliğidir. Senedin içerisinde mündemiç olan hakkın
ekonomik değerinin büyüklüğünün önemi yoktur.
Senedin unsurları;
·        Hak
·        Senettir.
Senedin özellikleri;
·        Hak ve senedin birbirinden ayrı devredilememesi ve dermeyan edilememesi
·        Tedavül kabiliyeti
Tedavül kabiliyetinin anlamı, taraflarca el değiştirme kabiliyetinin senede geçirilmesidir. Tarafların bu evrakın dolanım kabiliyeti ile de donandığını kabul etmeleri anlamına gelir. Herhangi bir haktan farkı, içinde bu iradenin de düzenleyen kişi tarafından yerleştirilmesidir. Her eşyanın devir kabiliyeti vardır, ancak tedavül yeteneği yoktur.
Kıymetli evrak nama, emre ve hamiline olmak üzere 3 şekilde düzenlenir. Düzenleyenin içine koyduğu tedavül
iradesi bu şekillerden birisi olarak oluşur.
Türk Ticaret Kanunu’nun kıymetli evrak hükümleri global hükümledir. Bu mevzuat Cenevre Yeknesak Kanunu’na
dayanır. Bu kambiyo senetlerine ilişkin bir düzenlemedir. Bankalar Kanunu’nda, Türk Parasını Koruma Kanunu’nda da kıymetli evrak hükümleri bulunur.

Kıymetli Evrakın Çeşitleri

Kıymetli evrakı farklı şekillerde gruplandırmak mümkündür. Ancak en önemli gruplandırma içerdiği hak bakımından yapılan gruplandırmadır.
Kıymetli evrakın içerdiği hak kural olarak alacak hakkıdır. Alacak hakkı mutlaka parasal bir hak olmak zorunda değildir. Menkul bir malın el değiştirmesini sağlayacak haklar da kıymetli evraka işlenebilir. Rehin hakkı taşıyan senetler, ticaret şirketlerinin pay senetleri de kıymetli evrak oluşturur.
Kıymetli evraklarla ilgili yapılan bir diğer ayırım yaratıcı kıymetli evrak ve açıklayıcı kıymetli evrak olarak da ikiye ayrılır. Başlangıçta olmayan bir hak kıymetli evrak meydana getirildiği için ortaya çıkarsa yaratıcı kıymetli evrak vardır. Zaten var olan bir hak kıymetli evrak ile açıklanıyorsa izharı kıymetli evrak vardır. Örneğin anonim ortaklıkta pay senedi izharı bir kıymetli evraktır. Kambiyo senetleri yaratıcı kıymetli evraktır.
Menkul kıymetler, Sermaye Piyasası Kurulu kararları ile çıkartılan evraklardır. Her menkul kıymet, kıymetli evraktır. Ancak her kıymetli evrak menkul kıymet değildir. Alacaklılık ve ortaklık hakkı tanıyan, belirli bir meblağı temsil eden, dönemsel getiri getiren, seri halde çıkarılan, misli nitelikte, ibareleri aynı olan ve Sermaye Piyasası Kurulu tarafından çıkarılan yatırım aracıdır. İntifa senedi bir menkul kıymettir.

Kıymetli Evrakın Düzenlenme Şekilleri

Nama, emre ve hamiline yazılı evrak ayrımı sınırlayıcı bir ayrımdır. Bu şekillerden başka bir şekilde kıymetli evrak düzenlenemez.
Hamile yazılı senet bu üç şekil arasında en sade olandır. Üzerinde hamiline ibaresi bulunur. Üzerinde hiçbir ibare yoksa yine senedin hamiline olduğu sonucuna varılır. Bunun istisnası kanunen emre yazılı senetlerdir.
Nama yazılı senetler ve emre yazılı senetler mutlaka bir kişinin adına yazılmış olmalıdır. Bu kişi gerçek veya tüzel kişi olabilir. Nama ve emre yazılı senetlerin birbirinden ayrılması için, üzerlerinde nama ve emre kayıtları bulunur.
Kanun koyucu, kambiyo senetleri ve kanunda sayılan kambiyo senetlerine benzeyen senetleri kanunen emre yazılı
senet kabul etmiştir. Bunların nama veya hamiline yazılabilmesi için, üzerinde “Emre yazılı değildir.” ibaresi bulunabilir veya nama kaydı bulunur.
Yani;
·        Hiçbir isim yoksa hamile yazılıdır.
·        Üzerinde isim varsa emre yazılı olduğu kabul edilir.
·        Nama yazmak için ya emre değildir kaydının bulunması, ya da nama kaydının bulunması gerekir.
Tedavül kabiliyetinin varlığı, senedin üzerindeki emre, nama ve hamiline kayıtları veya ters kayıtların bulunmasına bağlıdır. Kanunen emre yazılı senetler üzerinde belli bir kayıt olmasa dahi senet emre yazılı sayılır.

Kıymetli Evrakın Ziyaı ve İptali

Evrakın kullanılamaz hale gelmesi, senedin kaybolması, yok olması gibi durumlar senedin ziyaı ifadesiyle anlatılır. İptal ise elden çıkmış olan artık geçersiz olduğunun mahkeme kararıyla açıklanmasıdır.
Senedin ziyaı halinde, senedin bir başkasının eline geçmesinin doğuracağı sakıncaları önlemek amacıyla, mahkeme öncelikle bir ödemenin meni kararı çıkarır. Bu bir ihtiyati tedbir kararıdır. Senedin kaybedilmediği, halen elde olduğu hallerde ödemenin meni kararı verilmesine gerek yoktur.
Kıymetli evraklarda zayi olunan kıymetli evrakın iptali için kural olarak mahkeme kararı gerekmektedir.  İptal kararı ile yeni bir senet düzenlenebilir. Eğer senedin vadesi geçmişse, artık senedin düzenlenmesinin manası olmayacağı için, mahkeme senetteki hakkın senetsiz tahsil edilebilmesine izin verir.
Tarafların anlaşmasıyla senet ile hakkın birbirinden ayrılması söz konusu değildir.
Mahkemenin ziya ve iptal kararı maddi hukuka yönelik bir sonuç doğurmaz. Şekli bir sonuç doğurur. Bu karara
rağmen gerçek hak sahibi, hakkının varlığını ispat ederek durumun tersine çevrilmesini isteyebilir.
Nama yazılı senedi düzenleyen, senedi elinde bulunduran herkese karşı ödeme olanağını saklı tutabilir. Bu durumda bir eksik nama yazılı senet oluşur. Senedi düzenleyen aynı şekilde, senedi düzenlerken, kendisine senedin ödendiğine dair bir makbuz veren herkese, senedi ibraz etmeseler dahi ödeme yapıp borcundan kurtulabileceğini kayıt altına alabilir.

Tahvil

Nama veya emre yazılı senedin hamiline yazılı senede çevrilmesi ve hamiline senedin nama veya emre yazılı
senede çevrilmesidir.
·        Nama veya emre yazılı senedin hamiline çevrilmesi kanunda düzenlenmiştir.
·        Hamiline yazılı senedin nama veya emre yazılı senede çevrilmesi kanunda düzenlenmiştir.
·        Emre yazılı senedin nama, nama yazılı senedin emre yazılı senede çevrilmesi kanunda düzenlenmemiştir.
İlk ikisi için senet üzerinde hak sahibi olan herkesin onayı gerekmektedir. İkincisinde tahvil gerçekleşmese bile,
tahvil yönünde irade açıklayanlar açısından o irade geçerlidir.
Üçüncü öncülde, nama yazılı senedi emre yazılıya çevirirken birincisinin usulü, emre yazılı senedi nama yazılı senede çevirirken ikincisinin usulü takip edilir.

Nama Yazılı Senetler

Nama Yazılı Senetler
·        Düzenleyenin imzasını ihtiva eden,
·        Üzerinde lehtarın adı yazan,
·        Nama yazılı kaydı veya kanunen emre yazılı ise emre değildir kaydı içeren senetlerdir.
Üzerinde nama veya emre kaydı bulunmayan bir senet, kanunen emre yazılı senetlerden değil ise tedavül kabiliyeti yoktur.
Nama, emre ve hamiline yazılı senetlerin devir şekilleri birbirinden farklıdır.
·        Nama yazılı senedin devri için zilyetliğin devri yani teslim ve alacağın temliki beyanı,
·        Emre yazılı senedin devri için zilyetliğin devri yani teslim ve tam ciro veya beyaz ciro,
·        Hamiline yazılı senedin devri için zilyetliğin devri
Gerekmektedir.

Eksik Nama Yazılı Senetler

Nama yazılı senetlerde ödeme lehtara ya da lehtarın alacağın temliki yoluyla halefi olan kişiye ödeme yapılabilir. Eksik nama yazılı senetlerde, borçlu senedin her hamiline ödeme yaparak borcundan kurtulur. Bu düzenleyenin iradesiyle oluşan bir durumdur.
Alacağın temliki beyanı senedin arka yüzüne yapılabileceği gibi, ayrı bir kağıda da yapılabilir. Ancak senedin
devri için bu diğer kağıdın da senetle birlikte teslim edilmesi gerekir.
Emre yazılı senetlerde ise sadece arka yüze ciro yapılabilir. Ayrı bir kağıda ciro yapılması mümkün değildir.

Ciroya İlişkin Ön Bilgiler

Alacağın temliki, illi bir işlemdir. Ciro ise mücerret bir işlemdir. Alacağın temliki ile ciro arasında, sebebe bağlılığın doğurduğu bir fark vardır. Alacağın temlikinde alacaklının kimliği değişir, ancak mevkii değişmez. Yani alacağın temlikinde halefiyet prensibi işler. Alacaklı olup, daha sonra bu alacağını devredenler de, borçluyla aynı konuma gelirler.
Kıymetli evrakta defiler, hem itirazları hem de teknik manada defileri kapsar.
Borçlu temlikname zincirindeki herhangi bir kişiye karşı ileri sürebileceği tüm defileri, senedi ibraz eden
meşru hamile karşı ileri sürebilir. Bu nama yazılı senetlerin tedavül kabiliyetini azaltmaktadır.
Araba alım satımında semen olarak verilen nama yazılı kıymetli evrakın bedeli, araba bozuk çıktıysa ödenmeyebilir.
Zira alacağın temliki illidir. Devredilen şey, araba alım satım ilişkisinin sonuçlarıdır.
Senet nama yazılı bir senet değil, emre yazılı bir senet olsaydı araba bozuk olduğu için ödeme yapmaktan kaçınılamazdı. Çünkü ciro mücerret bir senet devridir.
Senet hamiline yazılı olsaydı devir için ek bir irade beyanına ihtiyaç olmadığı için, ancak senedi getirenlere karşı ileri sürülebilecek defilerle savunma yapılabilir.

Defiler

Defi gruplarının iki tanesi mutlak defidir ve herkese karşı ileri sürülemez. Kalanlar nispi defilerdir ve sadece belirli bir kesime karşı ileri sürülebilir.
Mutlak defiler ikiye ayrılır. İlk grup senetten anlaşılan defilerdir. Bunların bir kısmı mevcut olduğundan, bir kısmı mevcut olmadığından dolayı defiyi oluşturur. Herkese karşı ileri sürülebilirler.
İkinci grup senedin hükümsüzlüğüne ilişkin defilerdir. Bunlar mutlak defilerdendir. Bu defiler, hükümsüzlük şahsında doğan tarafından bilindiği için ancak o kişi tarafından ileri sürülebilir. Bu defi, senedin metninden anlaşılamaz ama herkese karşı ileri sürülebilir. Örneğin; senedi düzenleyen şahıs Mehmet Helvacı olarak gözükmektedir. Vakti geldiğinde Mehmet Helvacı’ya ödeme için senet götürüldüğünde, Mehmet Helvacı imzanın kendisine ait olmadığını defi olarak ileri sürebilir.
Nispi defiler, senet dolayısıyla oluşmuş nispi defiler olabileceği gibi, senet dışı oluşmuş nispi defiler de olabilir. Sadece taraflar arasında oluşmuş nispi defiler de vardır.
Senet dolayısıyla oluşmuş nispi defiyi, sadece nispi defi şahsında doğan kişi, definin diğer tarafına ileri sürebilir.

Nama, Emre ve Hamiline Yazılı Senetlerin İptali

Hamiline yazılı bir senedi ancak düzenleyen iptal ettirebilir.
Hamiline yazılı senedi düzenleyen, senedin kendi rızası dışında tedavüle çıkartıldığını iddia edemez. Bu, iptal usulüne de yansıyacaktır.
Senedin iptalinden önce, senet eğer kullanılabilir durumdaysa, mahkeme ödemeyi men edebilir. Ancak bunun için
senedi iptal edeceği yönünde kanaati olmalıdır.
Men kararına karşı itiraz edilebilir. Bunun için mahkeme, böyle bir dava açıldığında davanın açıldığını, en az 3 kere bir gazetede ilan eder. Bunların arası 1 aydan az olamaz. İlanda ödemenin meni kararı ve senedin iptaline itiraz için iddiacıların daveti yer alır.
Sürenin sonunda, mahkemeye başvurup kendisinin gerçek hak sahibi olduğunu ve bu sebeple senedin iptal
edilmemesi gerektiğini iddia ederse, dava bir iptal davası olmaktan çıkar. Kimin hak sahibi olduğunun tespitine dair bir davaya dönüşür.
Mahkeme senedin vadesinin geçmiş olup olmamasına bakarak yeni bir senet çıkartabilir veya senetsiz ödemeye izin
verebilir.
Kuponlar hamiline yazılı senettir. Tahviller üzerinde senetten ayrılabilen bir kupon vardır. Senedin kupon kısmının dışında kalan kısmına talon adı verilir. Kuponlar ayrıldığında her biri ayrı bir hamiline yazılı senet halini alır. Kuponların vadesi gelmişse, mahkeme iptalsiz makbuz karşılığında ödemeye izni verebilir.
Para hamiline yazılı bir senettir. Ancak mahkeme vasıtasıyla iptal edilemez.

Kambiyo Senetleri

Kambiyo Senetlerinde Şekil Şartları

Kambiyo senetleri para cinsinden hak içerir. Sözleşme ile borçlanmaya ehil olan herkes, kambiyo senedi ile
borçlanabilir.
Kambiyo senetleri sınırlı sayıda sayılmıştır. Üç kambiyo senedi vardır. Poliçe, bono, çek… Bunların dışında herhangi bir kambiyo senedi üretilemez.
Kambiyo senetleri özel ve sıkı şekil şartlarına tabidirler. Kanunun emrettiği şekilde düzenlenmedikçe herhangi bir adi senette farklı değildirler. Kambiyo senetlerine ait hükümlerin geçerli olabilmesi için ön koşul, zorunlu şekil şartlarına uygun olması gerekir.
Poliçe kanunda düzenlenmiştir. Çek ve bono için poliçeye gönderme yapılmıştır. Çekteki farklı hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Çek için farklı düzenlemelerin getirilmesinin sebebi çekin ödeme aracı olmasıdır.
Her kıymetli evrak kambiyo senedi değildir. Ancak her kambiyo senedi kıymetli evraktır. Her kıymetli evrakta borçlunun imzasının bulunması gerekir. Üçlü ilişkilerde borçlunun adı keşideci, ikili
ilişkilerde borçlunun adı düzenleyendir.
Poliçe
Bono
Çek
1
Senet metninde “poliçe” kelimesinin veya yabancı
dildeki karşılığının yer alması
Senet metninde “bono” kelimesinin veya “emre
yazılı senet” ibaresinin veya bunların yabancı dildeki karşılığının yer
alması
Senet metninde “çek” kelimesinin veya yabancı
dildeki karşılığının yer alması
2
Lehdar
Lehdar
3
Muhatap
Muhatap (her zaman banka)
4
Vade
Vade
5
Belirli bir bedelin ödenmesi konusunda kayıtsız
şartsız emir
Belirli bir bedelin ödenmesi konusunda kayıtsız
şartsız taahhüt
Belirli bir bedelin ödenmesi konusunda kayıtsız
şartsız emir
6
Ödeme yeri
Ödeme yeri
Ödeme yeri
7
Düzenleme tarihi ve yeri
Düzenleme tarihi ve yeri
Düzenleme tarihi ve yeri
8
Keşidecinin imzası
Düzenleyenin imzası
Keşidecinin imzası
Poliçe, bono ve çek kelimelerinin senedin başlığında olması yeterli değildir. Bu kelimeler mutlaka senet metninde
yer almalıdır. Bunun iki sebebi vardır. Bunlardan ilki sonradan doldurmayı önlemek, ikincisi senedi düzenleyenin senedi düzenlerken iradesinin içine bunu dahil etmektir.
Bir bononun geçerli olması için içinde bono kelimesinin olması veya emre yazılı senet ibaresinin olması
gerekmektedir. Emre muharrer ibaresi de, emre yazılı ibaresi yerine kullanılabilir. Senet yabancı dilde yazılmışsa, bunların senedin yazıldığı dildeki karşılığı senet içinde var olmalıdır.
Bonoyu düzenleyen, ilgili bedeli kendisi ödeyeceğini taahhüt eder. Poliçede ise, keşideci ve lehtardan başka bir
de muhatap bulunur. Keşideci, üçüncü kişinin lehtara bir ödeme yapmasını taahhüt eder. Poliçe muhatabının bu taahhütle bağlı olması için kabul beyanında bulunması gerekir.
Poliçe ödemeler kolaylığının sağlanması ve işlem sayısının azaltılması için kullanılmaktadır.
Lehtar, lehine senet düzenlenen kişidir. Yani poliçe ve bonoda lehtarın isminin yazılı olması gerekir. Dolayısıyla, bono ve poliçe nama ve emre yazılı şekilde düzenlenebilirken, hamiline yazılı şekilde düzenlenemez. Zira hamiline yazılı senette bir kimsenin ismi yoktur. Çek ise name, emre ve hamiline yazılabilir.
Poliçe ve çekte üçlü ilişki olduğundan dolayı bir de muhatap vardır. Bonoda ise üçüncü bir kişi, yani muhatap mevcut değildir.
Poliçe ve bono düzenlenirken vadenin yazılması gerekir. Çekte ise buna gerek olmadığı gibi, yazılması mümkün de değildir. Çekte vade yazılmışsa yazılmamış sayılır. Çek Kanunu hükümleri saklıdır. Çekte vade değil, ibraz süresi olur. Aynı şekilde, kambiyo senetlerinde senedin kambiyo senedi özelliğini kaldıran şartlar yazılmışsa, bu şartlar yazılmamış sayılır.
Kambiyo senedinde var olan hak her zaman paradır. Paranın Türk parası olması zorunlu değildir. Ancak hakkın
mutlaka para olması gerekir.
Kambiyo senedi güvenli elektronik imza ile düzenlenemez.
Zorunlu şekil şartı olan hususlar haricinde ihtiyari olarak senede koyulan unsurlar, kaydın geçerli olması,
kaydın yazılmamış sayılması veya senedin hükümsüz olması gibi üç sonuç doğurabilir. Genel koşul, kaydın yazılmamış sayılmasıdır. Ancak, kayıt illilik sonucu doğuruyorsa veya ödeme emrini şarta bağlıyorsa senedi geçersiz kılar.
Zamanında ödenmemesi halinde diğer senetlerin de muaccel olacağına dair kayıt, senedin geçerliliğini etkilemez. Muacceliyet kaydı ancak taraflar arasında hüküm doğurabilir. Diğer senetlerin vadesi ise değişmez.

Bedel

Bono yabancı para birimi üzerinden de düzenlenebilir. Muayyen, belirli bir para biriminin yazılması gerekmektedir. Örneğin, 20.000 dolar ibaresi açıkça hangi dolar olduğu bilinmediğinden bir hukuki sorun oluşur. Bazı kararlar bunu geçersiz sayarken, bazı kararlar bunu geçerli saymıştır.
Bedel rakam ve yazı ile yazılır. Yazı ve rakam arasında fark varsa, yazıyla yazılmış bedel esas alınır. Senet
metninde yazıyla yazılmış iki farklı bedel varsa, daha düşük bedel dikkate alınır.
Yabancı para birimi ile yazılmış bir senette, aynen ödeme kaydı koyulabilir. Bu koyulmuşsa, bedel hangi para
birimi ile yazılmışsa, ödeme o para birimi ile yapılmalıdır. Meblağ belirlenebilir değil,
belirli olmalıdır. Altın karşılığında kambiyo senedi yazılamaz.
Bedeli ödeme emri kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
Kambiyo senedine faiz hükmü koyulamaz. Örneğin, “şu tarihte 100.000 lira ve o güne kadar işleyecek kapital
faizi ödeyeceğim” şeklinde bir kambiyo senedi düzenlenemez. Zira bedel belirlenebilir değil, belirli olmalıdır. Bu kayıt yazılmamış sayılır. Tek istisnası, görüldüğünde ve görüldüğünden belli süre sonra vadeli senetlerde düzenleyen faiz kaydı koyabilir. Faiz oranının açıkça yazılması gerekir. Aksi halde yine faiz kaydı koyulmamış sayılacaktır.

Vade

Vade yazılmamışsa, bono veya poliçe görüldüğünde vadeli sayılır. Kanun 4 tür vade öngörmüştür. Bunlar dışında öngörülen vadeler ve birbirini izleyen vadeler senedi geçersiz kılar.
·        Görüldüğünde vade
·        Görüldükten belli bir süre sonra vade
·        Belirli vade
·        Düzenleme tarihinden belirli bir süre sonra
01.01.2015 şeklinde bir vade belirtilmişse, bu belirli vadedir.
Görüldüğünde vade, düzenleme tarihinden sonra bir yıl içinde görüldüğü anda ödeneceği sonucu doğurur. Görüldüğünde vade varsa, senedin ibrazı anında ödeneceği anlamına gelir. Senedi ibraz süresi düzenleme tarihinden itibaren 1 yıldır. 1 yıllık süre geçtikten sonra hamilin müracaat borçlularına başvurma hakkı ortadan kalkar. Senedi düzenleyen 1 yıllık süreyi uzatabileceği gibi aynı zamanda kısaltabilir. Cirantalar ise sadece
kısaltabilir.
Zamanında ödenmemesi halinde diğer senetlerin de muaccel olacağına dair kayıt, senedin geçerliliğini etkilemez.
Muacceliyet kaydı ancak taraflar arasında hüküm doğurabilir. Diğer senetlerin vadesi ise değişmez.
Görüldüğünden belli süre sonra vadede, 1 yıl içinde ibraz edilir ve o günden sonra belirlenen süre başlar. Bu
süre, düzenleyen tarafından uzatılabileceği gibi aynı zamanda kısaltılabilir. Cirantalar ise sadece kısaltabilir.
Görüldüğünde vadede, görülme tarihinde muhatap tarih yazmazsa, noter aracılığıyla görülme protestosu
çektirilmesi gerekir. Bu protesto çekilmezse, 1 yıllık sürenin son günü senet görülmüş sayılır.
Belirli vadede, gün yazılmak zorunda değildir. Ancak günün belirlenebilir olması gerekmektedir. Takvimde
olmayan günlerde, o ayın son günü sayılacaktır. 31 Şubat, 28 Şubat sayılacaktır. Ancak 32 Şubat senedi geçersiz kılacaktır.
Düzenleme tarihinden belli süre sonra vadeli senetlerde faiz kaydı konulamaz.

Ödeme Yeri

Ödeme yeri gösterilmezse senet geçersiz olmaz. Bono ve poliçenin düzenlendiği yer ödeme yeri sayılacaktır.
Düzenleme yeri de gösterilmemişse, bonoyu düzenleyenin ad ve soyadı yanında gösterilen yer dikkate alınır. Poliçede ödeme yeri yoksa, düzenleme yeri de yoksa, muhatabın ad ve soyadı yanındaki yere bakılır.
Ödeme yeri, düzenleme yeri ve ad yanında yer yoksa kıymetli evrak, şekil şartlarında eksiklik sebebiyle geçersiz
olacaktır.
Yerleşim yerli veya adresli bono ve poliçe vardır. Bu bono ve poliçeler burada ödenir.

Lehtar

Lehtar gerçek veya tüzel kişi olabilir. Lehtar kısmına ticari işletmenin isminin yazılması şekil şartının yerine getirildiği anlamına gelmez. Tüzel kişinin adı yazılmalıdır.

Senedin Düzenlendiği Gün ve Yer

Düzenleme ve ödeme yeri için mülki birimler esas alınır. Semt isimleri ödeme ve düzenleme yeri yapılamaz.
Düzenleme yeri ve ödeme yerinin kısaltılması, tereddüt oluşturmuyorsa senedi geçersiz kılmaz. Ancak tereddüde
düşürüyorsa senet geçersiz olacaktır. Bu durumda, senetten anlaşılan diğer yerler geçerli olmaz.

İmza

İmza el ile atılmalıdır.
Elektronik imza ile bono, poliçe, çek düzenlenemez. Âmâ isterse şahit huzurunda imzalar, isterse şahitsiz olarak da imzalayabilir.

Temsil

Poliçe ve bono temsilci vasıtasıyla da düzenlenebilir.
Ticari mümessil, kendisine bu konuda özel yetki verilmemiş olsa dahi tacir adına kambiyo senedi düzenleyebilir.
Borçlar Kanunu’nda yetkisiz temsil halinde, yetkisiz temsilci başkası adına imzaladığı sözleşmenin tarafı olmaz. Sadece tazminat sorumluluğu olur. Ancak kambiyo senetlerinde, yetkisiz temsilci bir başkası adına bono veya poliçe imzalarsa, o senet dolayısıyla bizzat sorumlu olur. Bu durumda adına senet imzalanmış kişi hükümsüzlük defi
ileri sürebilecektir.

İhtiyari Kayıtlar

Bedelin malen veya nakden alındığına dair kayıtlar geçerlidir.
Senedin teminat için verildiğine dair kayıtlar senedi geçersiz kılmaz. Ancak belirli bir sözleşmenin teminatı
olduğuna dair kayıtlar senedi geçersiz kılar. Çünkü bunlar senedi illi hale getirmektedir.
Birbirini müteakip senetlerin, bir senedin ödenmemesi halinde muaccel olacağına dair muacceliyet kayıtları
senedi geçersiz hale getirmez. Ancak diğer senetlerin vadesi de değişmeyecektir. Bu kayıt taraflar arasında hüküm doğuracaktır.
Senet üzerindeki yetki kayıtları ve tahkim kayıtları geçerlidir. Ancak bu kayıtlar, sadece düzenleyen ve lehtarı
bağlar.
Damga pulu zorunlu değildir.
Kural olarak zorunlu şekil şartlarındaki noksanlıklar senedi geçersiz kılar. Ancak bunun istisnaları vardır, istisnalar yukarıda açıklanmıştır.

Poliçe

Poliçede, keşideci, muhatabın bir borcu, vadede lehtara ödeyeceğini vaat etmektedir. Birisi, bir başkasına bir
poliçe keşide ederken, bunun dayandığı bir temel ilişki var olur. Hiçbir ilişki olmasa bile, arada hatır ilişkisi vardır.
Kambiyo taahhüdü, senet düzenlenip lehtara verildiği anda doğar. Lehtar, senedin vadesi geldiğinde muhataba başvurabilir. Lehtar, vadeye kadar senedi başkalarına devredebilir. Senedi en son elde tutan kişiye hamil denir. Hamil de vade tarihinde muhataba başvurup ödeme isteyebilecektir.
Hamil, vade gelmeden, muhatabın poliçeyi ödemek zorunda olup olmadığını bilmemektedir. Muhatap, poliçeyi kabul ederse ödeme borcu altına girer. Kabul etmezse, senet sebebiyle hiçbir şekilde sorumlu olmaz. Ancak, bu poliçenin geçerliliğini etkilemez. Muhatabın var olmayan bir kişi olması bile poliçenin geçerliliğini etkilemez.
Hamil, vade gelmeden senedi muhataba kabul için ibraz edebilir. Muhatap senedi kabul ederse, kabule ilişkin
beyanını açık şekilde senet üzerine yazıp, imzalar. Muhatap senedi kabul etmezse, hamil bir protesto düzenler. Protestodan sonra, hamil senedi kendisinden önce imzalamış herkese müracaat eder. Bu kişilere, müracaat borçlusu denir. Müracaat borçluları ve avalist müteselsilen sorumlu olur.
Senedin ön yüzünde, düzenleyen dışında muhatabın da imzası varsa, bu kabul anlamına gelir. Düzenleyen ve
muhatap dışında bir başka imza daha varsa, bu da aval anlamına gelir. Avalin kimin lehine verildiği belirtilmemişse, düzenleyen lehine verildiği kabul edilir.
Vade gelmeden hamilin muhataba senedi ibraz etmesi, “kabul için ibraz”dır.
Eğer düzenleyen senedin bazı zorunlu unsurlarını doldurduktan sonra, başka unsurları doldurma yetkisini lehtara veya başkalarına bırakırsa açık poliçe veya beyaz poliçe vardır. Bu senedi geçersiz hale getirmez. Düzenleme tarihinin belirtilmemesi ve imzanın atılmaması ise senedi eksik senet haline getirir ve senet geçersiz olur.
Kişisel defiler üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Düzenleyen ile lehtar arasındaki temel ilişkiden doğan defiler, üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Lehtar, beyaz bonoyu, düzenleyen ile arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldursa bile düzenleyen senet üzerindeki bedeli ödemekle yükümlüdür ve üçüncü kişilere karşı bu sözleşmeye aykırılığı ileri süremeyecektir.
Kambiyo senedi düzenlendiğinde, temel ilişkideki borç devam eder. Bir borç ilişkisi için kambiyo senedi verilmesi, aksi kararlaştırılmadıkça, ifa yerine edim değil, ifa uğruna edimdir. Kambiyo sözleşmesinden doğan borç, senet ibraz edildiğinde ödenirse, temel ilişkideki borç da sona erer.

Kambiyo Senedi Düzenleme Ehliyeti

Fiil ehliyetine sahip olan herkes, kambiyo senedi düzenleme ehliyetine sahiptir. Çek düzenleyebilmek için banka ile ayrı bir anlaşma yapılmasına gerek vardır.
Yetkisiz olarak bir başkası adına kambiyo senedi düzenleyen kişi, o senet dolayısıyla bizzat sorumlu olur.
Açık, beyaz bononun anlaşmaya aykırı doldurulması suç teşkil etmez. Sadece anlaşmaya aykırılık teşkil eder.

Poliçe Metninde Tahrifat

Tahrifat halinde senet geçerliliğini korur.
Kambiyo senedi tahrif edilmişse, senedi imzalayan kişiler senedin imzaladıkları halinden sorumludur.

Kabul

Çekte kabul yoktur. Çekteki muhatap bankadır. Bu muhatap, çek ilişkisine karıştırılmamıştır. Banka çeki
ciro edemez, avalist olamaz.
Bonoda kabul yoktur. Zaten muhatap yoktur.
Muhatap senedi kabul ederse senetteki borcu ödemekle sorumlu olur. Eğer senedi kabul etmezse, sorumlu
olmayacaktır.
Hamil isterse, vadeden önce senedi kabul için muhataba ibraz edebilir. Vadede yapılan ibrazın adı “ödeme için ibraz”dır. Hamilin senedi kabul için ibrazı kural olarak ihtiyaridir. Muhatabın kabul için ibrazında, muhatap kabul etmemişse, hamil müracaat hakkını kullanmak için vadeyi beklemek zorunda değildir. Ancak protesto çekmek
zorundadır.
Protesto noterde yapılır. Protesto, senetle ilgili bir durumu noterin tespit etmesidir. Aslında noterin kabul etmeme beyanını bizzat görmesi gerekmektedir. Ama uygulamada buna dikkat edilmemektedir.
Kabul, senedin üzerinde yazılacak “kabulümdür” beyanı ile yapılır. Hatta, senedin ön yüzüne muhatabın imzası da
kabul anlamına gelir. Kabul beyanı kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Ancak kısmi kabul mümkündür. Kısmi ciro ise mümkün değildir.
Bazı hallerde muhatabın düzenleyene karşı borcu olabilir. Muhatap, bu borçtan kaynaklanan ve  düzenleyene karşı ileri sürebileceği şahsi defilerini, düzenleyenden başka hiçbir hamile karşı ileri süremez.
Ciranta, kabul edilmemeden veya ödememeden sorumlu olmayacağı kaydını koyabilir. Düzenleyen ise, sadece kabul
edilmemesinden sorumlu olmayacağı kaydını koyabilir.
Kabul için ibraz vadeye kadar yapılabilir. Vade günü ibraz, kabul için ibraz değildir. Bu ödeme için ibraz olacaktır.
Görüldüğünde vadeli bir senette kabul için ibraz mümkün olamayacaktır. Zira senet ibraz edildiğinde, bu ödeme
için ibraz olur.
Kabul için ibraz, muhatabın ikametgahında yapılır. İşyeri varsa işyerinde, işyeri yoksa kişisel yerleşim yerinde ibraz yapılır.
Kabul için ibrazın zorunlu olduğu haller;
·         Görüldükten belli süre sonra vade varsa, hamilin kabul için ibrazı zorunludur. Senet kabul için ibraz edilmeden vade başlamayacaktır.
·         Yerleşim yerli veya adresli poliçelerde, muhatap ziyaret edilerek ödeme yeri öğrenilir.
·        Kabul için ibraz, keşideci tarafından zorunlu kılınabilir.
·         Keşidecinin kabul için ibrazı yasaklamaması halinde, cirantalar kabul için ibrazı zorunlu kılabilir.
Kabul için ibrazın mümkün olmadığı haller;
·        Görüldüğünde vadeli poliçeler
·        Kabul için ibrazın keşideci tarafından yasaklanması
·        Keşidecinin kabule arzı belli bir süre yasaklaması

Ciro

Emre yazılı senetler, senedin zilyetliğinin teslimi ve ciro ile devredilir.
Ciro şekli açıdan tam ve beyaz ciro olarak ikiye ayrılır. Beyaz ciroda hukuki işlemin kimin lehine yapıldığı
gösterilmez. Tam ciroda ise cironun kimin lehine yapıldığı gösterilir.
Tam ve beyaz cironun doğurduğu sonuçlar birbirinin aynıdır.
Bir sonraki ciroyu, lehine ciro yapılan kişi yapar. Bu şekilde oluşmuş bir ciro zinciri, şekli açıdan düzgün
bir ciro zinciridir. Yani bir sonraki ciroyu yapan kişi şekli açıdan haklı hamil olmalıdır.
Beyaz ciro senedi hamiline yazılı senede dönüştürmez. Beyaz ciroyu alan elbette senedi ciro etmeden elden teslim
edebilecektir. Senedi alan kişi bu şekilde devri kabul etmezse ciro yapmadan senedi devredemeyecektir.
Son cirosu beyaz ciro olan senedi elinde bulunduran kişi;
·        Tekrar beyaz ciro yapabilir.
·        Tam ciro yapabilir.
·        Ciro yapmadan devredebilir.
·        Bir önceki ciroyu kendi lehine tam ciroya çevirebilir.
Ciranta, senedi kime ciro ettiğini gösterirse ona karşı, şahsi defi hakkını ileri sürebilecektir. Ancak beyaz ciro ile devrederse senedi elinde tutan kişiye karşı, senedi ciro ettiği kişiye karşı olan şahsi defilerini ileri süremez.
Ciro yapılış şekline göre üçe ayrılır;
Temlik cirosu: Senedi devretmeye yarayan cirodur. Senedin üzerindeki mülkiyet hakkının devrini sağlar.
Rehin cirosu: Teminat maksadıyla yapılır. Burada ciro rehin sözleşmesinin yerine geçer. Senedin vadesi ile asıl alacağın vadesi farklı ise, alacağın vadesi gelmeden senet tahsil edilemez. Rehin cirosu ile senedi devralmış kişi sadece tahsil cirosu yapabilir.
Tahsil cirosu: Tahsil cirosu bir vekalet ilişkisidir. Senede ilişkin bir hakkı geçirmez. Senedi tahsil hakkını elinde tutan kişi, aldığı bedeli tahsil cirosunu yapana teslim etmek zorundadır.
Bu durumda, tahsilatı yapan kişi senedi kendi adına tahsil etmek istiyor olsaydı ona karşı sürülebilecek şahsi
defiler, tahsil cirosu ile tahsil etmeye gelen kişiye karşı ileri sürülemeyecektir. Çünkü tahsilatı yapan kişi, kendi adına değil ciranta adına bedelin ödenmesini istemektedir.
Bir cironun hangi maksatla yapıldığı anlaşılamıyorsa temlik cirosu olduğu kabul edilir. Tahsil ve rehin cirosunda,
bu amaç açıkça belirtilmelidir.
Temlik Cirosu
Rehin Cirosu
Tahsil Cirosu
Temlik fonksiyonu vardır. Senedin devrini sağlar.
Temlik fonksiyonu yoktur. Senetteki hakkı
geçirmez.
Temlik fonksiyonu yoktur.
Teşhis fonksiyonu vardır. Yani cironun kim
tarafından yapıldığı anlaşılabilir. Beyaz ciroda ise teşhis fonksiyonu
yoktur.
Teşhis fonksiyonu vardır.
Teşhis fonksiyonu vardır.
Teminat fonksiyonu vardır. Ciranta, diğer imzalardan bağımsız olarak
senedin ödenmesinden sorumlu olduğunu kabul eder.
Teminat fonksiyonu yoktur.
Teminat fonksiyonu yoktur.
Kayda ve şarta bağlı ciro yapılamaz. Ciro senedi devreder, senetteki hakkı senetten ayrı olarak devredemez. Bu sebeple kısmi ciro da yapılamaz.
Senedin arka yüzü yapılan ciro için yeterli olmadığında, senedin uzantısı olan, alonj üzerinde ciro devam ettirilebilir. Bu alonj senetle birleştirilmelidir.
Alacağın temliki ayrı bir kağıt üzerine yapılabilir. Bu kağıdın senetle birlikte devredilmesi gerekmektedir. Alonj
senetten ayrı bir kağıt değildir. Senede birleşik bir kağıttır.
Senedi düzenleyen de, daha sonra ciro edenler de ciroyu yasaklayabilir.
Senedi düzenleyenin koyduğu ciro yasağı senedin devrine mani değildir. Ciro yasaklandığına göre, senet artık
sadece alacağın temliki ile devredilebilir. Bu, bir nevi nama kaydıdır. Bir başka ifadeyle, senedi düzenleyenin koyduğu ciro yasağı, senedi nama yazılı hale getirir.
Senedi düzenleyenden başka kimselerin senedin tedavül şeklini değiştirebilmesi için tahvil işlemi yapılması gereklidir. Bunun için de senet üzerinde hak sahibi olan herkesin iradesi gerekir.
Ciro edenler de senedin kendilerinden sonra ciro edilmesini yasaklayabilir. Bu yasak ile, cironun tedavül yeteneği ortadan kalkmaz. Senet ciro ile devredilebilir. Ancak ciroyu yasaklayan kişi kendisi senedi ciroyla devrettiği şahsa karşı sorumlu olduğunu, senedi devralan diğer kişilere karşı sorumlu olmayacağını söylemektedir. Bu yasak senet metninden anlaşılabilen bir yasak olduğu için, devri yasaklayan kişi için mutlak bir defi oluşturmaktadır.

Ödeme

Bir ödemenin hukuken ödeme niteliğinde olabilmesi için üç hususun bir arada olması gerekir. Bunlar bir
arada mevcut değilse, senet ödenmiş sayılmayabilir.
·        Ödenecek kişinin meşru hamil olması,
·        Ödemenin mutlaka ödeme yerine yapılmış olması,
·        Ödemenin mutlaka vadede veya protesto çekilmesi için gereken süre olan vadeyi takip eden 2 iş günü içinde yapılmış olması
Gerekir.
Aksi halde, ödeme, borçluyu borcundan kurtarmayabilir.
Senedin kaybı halinde, mahkeme bir ödemenin meni kararı çıkartılabilir. Bu sebeple vadeden önce ödeme kişiyi
borcundan kurtarmayabilir. Zira ödeme zamanına kadar mahkemeden bir ödeme yasağı çıkabilir. Ancak ödeme yasağına rağmen ödeme yapılmışsa ve daha sonra mahkeme senedi iptal etmezse, borçlu yeniden ödeme yapmak zorunda olmayacaktır.
Ödemenin ayrıca ödeme yerinde yapılması gerekir. Zira mahkeme, ödemenin meni kararını ödeme yerine tebliğ
eder.
Meşru hamil, düzgün ciro zinciri ile tespit edilir.

Ödememe

Ödemesi istenen kişi, senedin kendisine ödeme yerinde, ödeme vadesinde, meşru hamil tarafından ibrazını
isteyecektir.
Kanun koyucu nüsha ve suret yapma imkanı tanımıştır. Nüsha senedin aynısından birden çok kopya üretilmesidir. Her nüshaya da birbirini takip eden seri numaraları verilir. Senedin nüshalarının olduğu ve kaç tane olduğu da asıl senet üzerine işlenir. Nüsha üzerine de tarih koymak kaydıyla ciro yapılabilir.
Surette sıra numarası vermeye gerek yoktur. Altına surettir yazılarak imzalanması gerekir.
Ödeme ve kabul için ibrazlar nüsha ve suretler vasıtasıyla yapılabilir.
Borçlunun, ödeme için gerekli ibraz koşulları ve düzgün ciro zinciri sağlandığı halde ödememesi halinde, vadeyi
takip eden iki iş günü içerisinde ödeme protestosu çekilmesi gerekir. İki iş günü sonunda değil, iki iş günü içerisinde protesto çekilmelidir. Bu süre içerisinde protesto çekilmemesi halinde, alacaklı müracaat haklarını kaybeder.
Ödememe protestosu ve kabul etmeme protestosu noter vasıtasıyla çekilmelidir.
Protesto çekilmeden de işleme başlanabileceğine dair kayıt koyulmuşsa, kayıt düzenleyen tarafından koyulmuşsa
herkese karşı, ciranta tarafından konulmuşsa kendisinden sonra gelenlere karşı hüküm doğurur.

Aval

Bir kambiyo senedinde imzası olan herkes bu senetteki borcu ödemekten sorumludur. Buradaki bedelin ödenmesi, aval ile güvence alınabilir. Bu Borçlar Kanunu’ndaki kefalet ile benzerlikler taşır.
Poliçede bedelin ödenmesi, aval suretiyle tamamen veya kısmen teminat altına alınabilir. Bunun yerine, o kişiye
senedi ciro ettirmek de bir çözümdür.
Bu teminat, üçüncü bir kişi veya poliçede imzası bulunan bir kişi tarafından da verilebilir. Örneğin, bir başka
ciranta da aval verebilir.
Aval, poliçe veya alonj üzerine yazılır.  “Aval içindir” veya bununla eş anlamlı “ödeyeceğim, kefilim” gibi başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır. Borçlar Kanunu’na göre kefil olan kişi, eşinin rızasını almalıdır. Bu hükmün burada uygulanıp uygulanmayacağı belirsizdir. Senet soyut olduğu için, avalin de soyut olması gerektiği düşünülebilir.
Muhatabın veya düzenleyenin imzaları dışında, poliçenin  yüzüne atılan her imza aval sayılır.
Kimin için verildiği belirtilmemiş aval, düzenleyen için verilmiş sayılır. Buradan anlaşılan, avalın bir kişi lehine verildiği ve lehine verdiği kişinin borcunu teminat altına aldığıdır. Avalistin borcunu teminat altına aldığı kişi senedi öderse, artık avaliste müracaat edilemez.
Ciro eden herkes, kendisinden sonrakiler için senet bedelinin ödenmesinden sorumludur.
Lehine aval verilen kişi borcu herhangi bir sebeple ödemek zorunda olmasa dahi, avalist bedeli ödemek zorundadır. Sadece şekle ait bir noksan sebebiyle borç ödenmek zorunda değilse, avalist de ödemek zorunda olmaz.
Aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur. Kişisel defiler, avalist
tarafından kullanılamaz.
Aval veren kişi, poliçe bedelini ödediği takdirde, poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona, poliçe gereğince sorumlu olan kişilere başvurabilir. Her imza sahibi, senedi kendisinden sonra imzalayanlara karşı sorumludur. Çünkü imzayı atan kişi, kendisinden sonrakilerden haberdar değildir. Kendisinden öncekilere güvenerek imza atmaktadır.
Aval, şarta bağlanamaz. Ama kısmi olarak verilebilir. Kısmi ciro ise mümkün değildir.
Bir senette birden fazla avalist olabilir. Birden fazla avalist tek bir kişi lehine aval vermiş de olabilir. Bu avalistler müteselsilen sorumlu olur.

Sebepsiz Zenginleşme

Poliçe düzenlenirken temel bir ilişki de vardır. Burada bir borç ilişkisi doğar ve bu borca karşılık olarak kambiyo senedi verilebilir. Senedi elinde tutan kişi, gerekli işlemleri zamanında yapmamış veya hakkın korunması için gerekli işlemleri yapmamış olabilir. Bu hallerde senedi kullanamayacaktır. Ancak, temel ilişki borçluları senet hükümsüz kalınca borçlarından kurtulmaz. Senedi elinde tutan kişi, sebepsiz zenginleşmeye dayanarak senet bedelini isteyebilir.
Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyenin poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu takdirde o kişiye veya ticari işletmeye karşı da ileri sürülebilir. Poliçe bedeli cirantadan istenemeyecektir.
Sebepsiz zenginleşme için zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takiben 1 yıldır. Müracaat
için zamanaşımı süresi ise 3 yıldır. Demek ki, toplamda 4 yıl istem süresi vardır.
İspat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir.

Poliçe Karşılığının Devri

Poliçenin devri, kural olarak temel alacaktan doğan hakkı değil, senet üzerindeki hakkı geçirir. Sadece iki
halde temel alacaktan doğan hak senedin devriyle geçmiş olur. Düzenleyen hakkında iflas açılırsa, temel hak lehtara ve bunun senedi devrettiği kişilere geçer. Bir diğer hal, düzenleyenin açık bir beyanla bu devri senedin üzerine yazmasıdır.

Araya girme

Hamil, vadede muhataba ödeme için başvurmuş, muhatap borcu ödemeyince ödememe protestosu düzenlemiş olsun. Bu halde hamil, tüm müracaat borçlularından bedeli istemektedir. Ancak bu ödemeyi yapan kişiler de ödedikleri bedeli faiziyle birlikte diğer borçlulara karşı ileri sürecektir. Kendisine başvurulacak kişilerden birisi masrafın artmasını önlemek için araya girip borcu ödeyebilir.
Düzenleyen ve cirantalardan veya aval verenlerden her biri, poliçeyi gereğinde kabul edecek veya ödeyecek olan
bir kişiyi gösterebilir.
Poliçe, poliçe dolayısıyla kendisine başvurulması mümkün olan herhangi bir borçlu için araya giren bir kişi tarafından kabul edilebilir veya ödenebilir.
Muhatap da dâhil her üçüncü kişi veya poliçeyi kabul eden kişi hariç olmak üzere, poliçeden dolayı zaten borçlu
olan herkes araya girerek poliçeyi kabul edebilir veya bedelini ödeyebilir.
Araya girmek suretiyle kabul veya ödemede bulunan kişi, lehine araya girdiği borçluya durumu iki iş günü içinde
ihbar etmek zorundadır. Bu süreye uymazsa ihbarda bulunmamış olmasından doğan zarardan, poliçe bedelini aşmamak üzere sorumlu olur.
Vade gelmeden, araya girilerek senet kabul edilebilir.
Araya girerek kabul poliçe üzerine yazılır ve araya giren imza atar. Kabul beyanında kimin lehine kabul
edildiği belirtilmelidir. Belirtilmezse düzenleyenin lehine girilmiş sayılır.
Araya girerek kabul eden kişi, lehine araya girdiği kişi gibi sorumlu olur.
Araya girerek ödemede bulunan kişi, lehine ödemede bulunduğu kişiye ve poliçeden dolayı ona borçlu olan
kişilere karşı poliçeden doğan hakları iktisap eder. Ancak, poliçeyi yeniden ciro edemez.
Lehine ödemede bulunulan kişiden sonra gelen borçlular borçtan kurtulurlar.
Araya girerek ödemede bulunmak hususunda çeşitli teklifler yapılmışsa bu tekliflerden hangisi borçlulardan en
çoğunu borçtan kurtaracaksa o tercih olunur. Ortada daha iyi bir teklif bulunduğunu bildiği hâlde araya girerek ödemede bulunan kişi, en iyi teklif tercih edilmiş olsaydı, kimler borçtan kurtulacak idiyseler onlara karşı
başvurma hakkını kaybeder. Yani ciro zincirinde daha yukarıda olan kişi lehine araya giren kişi tercih edilmelidir.
Kabul edene karşı istemler 3 yıl sonunda zamanaşımına uğrar. Bu hamilin müracaat hakkı değildir.
Ödeyen cirantanın zamanaşımı 6 aydır. 749. Maddeye bakılması gerekiyor.

Retret

Hamil müracaat hakkını kullanırken, müracaat borçlusunu muhatap göstererek yeni bir poliçe keşide
edebilir. Buna retret denir.

Çek

Çek de poliçe gibi bir havaledir. Bir ödeme aracıdır. İleri keşide tarihli çekler uygulaması sonucu, çekin ödeme aracı olma niteliği değişmektedir. Çek düzenlendiğinde karşılığı mevcut olmalıdır. Ancak çekteki düzenleme tarihi gelmeden çekin ibrazı geçersizdir. Bu şekilde çekte vade olamayacak olmasına rağmen bir nevi vade oluşturulmuştur.
Çekin verilmesi bir borcun ödendiğini gösterir. Bunun pratik sonucu, çekin hatır için verildiğini iddia eden kişinin
bunu ispat sorumluluğunu taşımasıdır.
Çekin muhatabı her zaman bankadır.
Çekte lehtar şekil şartı değildir. Lehtarı olmayan çek hamiline yazılı sayılır.
Muhatap, çeki kabul edemez. Muhatap çeki ciro edemez, çeke aval veremez veya araya giremez. Muhatap, çek
ilişkisine sadece ödeme anında dahil olur.
Çek görüldüğünde ödenir. Çekte ibraz süresi kural olarak 10 gündür. Bu süre içinde ibraz etmeyen hamil,
müracaat hakkını kaybeder.
Karşılıksız çekin bazı yaptırımları vardır. Hapis cezası kaldırılmıştır. Ama karşılık çek keşide eden, yeni çek keşide edemez.
Banka çek verdiği kişinin sosyal ve ekonomik durumunu araştırır.
Banka karşılıksız olarak yazılan her çek yaprağı için 1000 TL ödeme yapar.
Ödeme yeri düzenlenmemişse banka şubesi, şubesi yoksa banka merkezi ödeme yeri kabul edilir.
Düzenleme tarihi bulunması gereklidir. İbraz süresi hesaplanırken senet üzerinde yazan tarih esas alınır.
Çekten cayma, ancak ibraz süresi geçtikten sonra mümkündür. Bankaya cayma mektubu ibraz süresinden önce ulaşmışsa, ancak ibraz süresinden sonra dikkate alınır.
Keşideci, çekin ödenmesini yasaklayamaz. Senedi kaybettiyse ziya hükümlerine başvurabilir. Ziya davasını sadece meşru hamil açabilir.
Çeke, Çek Kanunu’na göre yazılması gereken hesap no vs. gerekliliklerinin yerine getirilmemesi çeki geçersiz yapmaz.
Çekteki düzenleme yeri ve ödeme yeri ayrı ise ibraz süresi 10 gündür. Düzenleme yeri ve ödeme yeri farklı ise
süre 1 aydır.
Ödeme yeri olarak gösterilen şubeye ibraz zorunlu değildir. Bankanın herhangi bir şubesine ibraz edilmesi mümkündür.
Ödeme yeri ve düzenleme yeri farklı kıtalardaysa ibraz süresi 3 ay, aynı kıtadaysa 1 aydır. Akdeniz havzası ülkeleri ve Avrupa ülkeleri bu bağlamda aynı kıtada sayılır.
Çeke ayrıca yazılmış vade, yazılmamış sayılır. Çeki geçersiz hale getirmez.
Çekte lehtar yoksa çek hamiline yazılmış sayılır. İsmin yanında aynı zamanda hamiline kaydı da varsa, senet
yine hamiline yazılmış sayılacaktır.
İbraz süresi senette yazılan tarihin ertesi günü başlar.
Çek hakkında kabul işlemi yapılmaz. Kabul kaydı yazılmamış sayılır. Kabul mümkün olmadığı gibi, banka aval veremez, ciro edemez, araya giremez. Banka kendi şubeleri arasında ciro yapabilir. Muhatap banka dışındaki bankalara her türlü ciro mümkündür.
Hamili geldiğinde banka senedi kendisine ciro ettirir. Bu makbuz hükmündedir.
Çeke aval verilebilir. Ancak muhatap banka çeke aval veremeyecektir.
Çek bir kişinin adına yazılmışsa, kanunen emre yazılı sayılır. Nama yazılması için emre yazılı olmadığı veya nama
yazılı olduğu açıkça belirtilmelidir. Hiçbir şey yazılmazsa, hamiline yazılı bir çek vardır.
Çekin hamiline, nama ya da emre yazılı olması çekin devriyle ilgilidir. Çekin içeriğini değiştirmez.
Uygulamada hamiline yazılı çek de ciro edilmektedir. Ancak meşru hamil belirlenirken bu cirolar dikkate alınmayacaktır. Sadece, cirantayı müracaat borçlusu olarak bağlar.
Çek rehin için ciro edilemez. Ama tahsil ve devir için ciro edilebilir.
Kısmi ciro batıldır. Muhatap lehine ciro makbuz hükmündedir. Muhatabın birden fazla şubesi varsa, bankanın çeki ödeyen şubesi, diğer şubelere çeki ciro edebilir.
Banka meşru hamile ödeme yapar. Cirosu mümkün olan bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile düzgün ciro zincirine göre senedi elinde tutan kişi, meşru hamildir.
Çizilmiş ciro yapılmamış hükmündedir.
Çekin bir takas odasına ibrazı ödeme için ibraz yerine geçer.
Banka ödeme yaparken, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Ancak cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir.
Çek köşeden köşeye çizilebilir. İki çizgi arasına hiçbir şey yazılmamış veya “banka” yazılmışsa çek genel olarak çizilmiştir. Bu durumda çek, sadece başka bir bankaya veya muhatap bankanın bir müşterisine ödenebilir. Eğer özel olarak çizilmişse, yani bir bankanın unvanı yazılmışsa sadece bu bankaya ve onun müşterilerine ödenebilir.
Çekin ön yüzüne “hesaba geçirilecektir” kaydı yazılması halinde, banka bunu hesaba ödemek zorundadır.
Süresi içinde ibraz edilmiş olan çekin ödenmemiş olduğu ve ödenmeme hali, bir noter protestosu ile, muhatap
tarafından çek arkasına yazılmış bir beyanla veya takas odasının bunu tespit edan bir beyanıyla tespit edilebilir. Banka bunu yazmak istemezse, çekin ödenmediği noterden tespit ettirilir.
Protesto veya buna denk düzenleme, ibraz süresi bitmeden önce yapılmalıdır. İbraz süresinin son gününde
ibraz yapılırsa, protesto veya buna denk düzenleme izleyen iş gününde de yapılabilir.
Çek bedeli, temerrüt faizi, masraflar ve 1000’de 3’ü geçmemek kaydıyla komisyon, hamil tarafından tüm
cirantalardan ve düzenleyenlerden istenebilir.
Hamilin, cirantalara, düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin
bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip olduğu başvurma hakları, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Banka çekin karşılığı varsa çeki ödemek zorundadır. Karşılığı olmasa da ödeyebilir. Bu durumda düzenleyene kredi
vermiş sayılır.
Çek Kanunu’nun ikinci maddesine göre, çek karnesini alan kişinin durumunu yeterince araştırmayan bankanın
sorumluluğuna gidilebilir.
Çek Kanunu’na göre tacir olan ve tacir olmayan kişilere verilecek çekler ve hamiline düzenlenecek çekler açıkça
ayrılacak şekilde bastırılır.
Hamiline düzenlenecek çekler için ayrı çek hesapları bulunur. Hamiline çek yaprakları üzerinde, hamiline ifadesi
matbu şekilde bulunur.
Karşılıksız çıkan her çek yaprağı için banka 1000 TL öder. Hesapta 500 TL varsa, 500’ü buradan verir, 500’ü
kendisi verir.
Bankalar, karşılıksız çıkan çekin üzerine, ibraz tarihini, çekin karşılıksız olduğunu vs. yazar.
Karşılıksız çek keşide etmenin cezası, keşidecinin yeni çek düzenlemesinin yasaklanmasıdır. Keşideci, bu yasağa uymazsa fiil daha ağır cezayı gerektiren daha ağır bir suç oluşturmadığı takdirde, 1 yıldan 3 yıla kadar ile cezalandırılır.
Tacir olduğu halde tacir olmayan çeki keşide eden tacir hapisle cezalandırılır.

Bir önceki yazımız olan Sigorta Hukuku başlıklı makalemizde Sigorta Hukuku hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum Yap