MÖHUK 2018-2019 KLASİK SORU VE CEVAPLARI

OLAY:

New York’ta yaşayan Türk vatandaşı Berna ile yine Türk vatandaşı Ahmet, New York’ta tanışmışlar ve orada evlenmişlerdir. Bu evlilikten Can ve Zeynep isimli iki çocukları olmuştur. Aradan 5 yıl geçtikten sonra Berna ve Ahmet daha fazla bir arada kalamayacaklarını anlayarak New York’ta boşanmışlardır. Amerikan hakimi çiftin müşterek ikametgahlarının Amerika’da olması nedeniyle Amerikan Hukuku uygulanmıştır. Hakim, “şiddetli geçimsizlik nedeniyle tarafların boşanmalarına; çocukların yaşlarının çok küçük olması ve anne bakımına muhtaç olmaları sebebiyle velayetlerinin annelerinde kalmasına; Ahmet’in iki çocuğu için ayda 1000 ABD Doları nafaka ödemesine ve hafta sonları çocuklarıyla görüşmesine; çalışan Berna’ya herhangi bir nafaka ödenmemesine” karar vermiştir. Bu karardan sonra, Berna çocukları ile beraber İstanbul’a, Ahmet de tek başına İzmir’e taşınır. Bu arada Berna, Ahmet’ten boşandıktan sonra, İstanbul’da tanıştığı bir başkasıyla evlenmek istemektedir. Not: Amerikan hukuku uyarınca tebliğler iadeli taahhütlü mektup ile de yapılabilmektedir.

SORU 1:

Berna yeniden evlenmek için Amerikan mahkeme kararını ne şekilde kullanmak zorundadır? Amerikan mahkemelerinde Türk mahkeme kararlarının tanımaya ve tenfize konu edilmemesi Berna’nın durumunu etkiler mi?

Cevap: Hukuki durumun korunması, değiştirilmesi ya da ortadan kaldırılması için hak sahibinin iradesinin yetmemesi ve bu konuda davaya başvurulmasının zorunlu olduğu hallerde açılan davalara yenilik doğurucu davalar denir. Boşanma kararı bozucu yenilik doğurucu bir karardır. Bu kararların icra kabiliyeti yoktur ve bu sebeple Berna’nın elinde mevcut olan Amerikan mahkemesinin verdiği boşanma kararının Türkiye’de tanınması gerekmektedir. Karar tanındığı takdirde kesin hüküm kuvveti kazanır ve ileride Türkiye’de aynı konu ve kişilerle ilgili boşanma davası açılırsa kesin hüküm itirazıyla karşılaşılır. Amerikan mahkemelerinde Türk mahkeme kararlarının tanımaya veya tenfize konu edilmemesi Berna’nın durumunu etkilemez çünkü tanımanın şartlarında karşılıklılık şartı aranmamaktadır.

SORU 2:

Ahmet, Berna’nın yeniden evlenebilmek için Amerikan mahkeme kararını kullanmasını engellemek istemektedir. Bu amaçla şu iddiaları ileri sürmüştür:

  1. Amerikan hakimi davada Amerikan hukukunu uygulamıştır. Oysa her iki taraf da Türk vatandaşıdır.
  2. Amerikan mahkemesince verilen ilam Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmiştir. Çünkü ortada kişi hallerine ilişkin bir dava vardır.
  3. Savunma hakkı ihlali mevcuttur. Çünkü Amerikan mahkemesince adıma çıkarılan tebliğ şahsıma iadeli taahhütlü mektupla gönderilmiş ve ulaşmamıştır.

Yukarıdaki iddiaları değerlendiriniz.

 

Cevap:

  1. Türkiye başka bir devletin mahkemesini şu ya da bu hukuku uygulamalı şeklinde değerlendiremez. MÖHUK’ta böyle bir hüküm yoktur. Bu içeriği tetkik yasağına aykırı olur. Zira baktığımız zaman MÖHUK’un 54’üncü maddesindeki tenfiz şartlarında da uygulanacak hukuka ilişkin herhangi bir ibare bulunmamaktadır. İçeriği tetkik yasağı nedeniyle Ahmet’in bu iddiası yerinde değildir.
  2. Yabancı bir mahkeme kararının Türk mahkemesince tanınabilmesi, söz konusu ilamın Türk mahkemesinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olmasına bağlıdır. Kişi hallerine ilişkin davalarda Türk mahkemelerinin yetkisi MÖHUK md. 41’de düzenlenmiştir. Bu hükmün münhasır yetkiyi de düzenlediği sonucuna varamayız. Çünkü bu hükmün amacı Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin davalarında her zaman bir Türk mahkemesini hazır bulundurma hususudur. Zira maddede de “yabancı mahkemelerde açılmadığı ya da açılamadığı” ibaresi kullanılmaktadır. Bu sebeple davanın yabancı ülke mahkemesinde açılması kabul edilir. Ortada münhasır yetkiye ilişkin herhangi bir husus yoktur. Bu sebeple, Ahmet’in iddiası yerinde değildir.
  3. MÖHUK md. 54/1(ç) “o yer bakımından” ibaresi kullanıldığı ve Amerikan hukuku uyarınca tebliğler iadeli taahhütlü mektup ile de yapılabildiği için madde 54’ün ç bendine aykırı bir durum da yoktur. Ancak yine 54’üncü maddenin c bendi yani kamu düzeni şartı incelenebilir. Bu husus savunma hakkı ihlali teşkil edebilir çünkü bu durumu savunmayı ortadan kaldırıcı, zorlayıcı, kısıtlayıcı bir durum olarak kabul edebiliriz. Çünkü tebliğ olunamazsa geri dönmektedir. Bu sebeple Berna’nın elindeki Amerikan mahkeme kararının tenfiz edilebilmesi veya tanınabilmesi c bendi uyarınca mümkün olmamalıdır. Ahmet’in bu iddiası yerindedir. Mahkeme bu hususu re’sen tespit edecektir.

Soru 3: Ahmet’in, çocukların nafakasını ödememesi üzerine Berna’nın Türkiye’de başvurabileceği hukuki yol nedir?

Cevap: Nafaka kararı icrai bir karar olduğundan Berna kararın Türkiye’de tenfizine başvurmalıdır. Olayda tenfizi önleyebilecek bir şart mevcut mudur? MÖHUK md.50 yani ön şartlar uyarınca yoktur. Ancak md.54’ün a bendi uyarınca fiili karşılıklılık şartında bir sorun olabileceği ve bir de az önce bahsettiğimiz yine 54’üncü maddenin c bendi uyarınca kamu düzeni şartına aykırılık yani iadeli taahhütlü mektup meselesinin sorun olabileceği görülmektedir.

Bir önceki yazımız olan İcra İflas Hukuku 2018-2019 Final Sınavı Soru ve Cevapları başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.