Hukuk Dizileri ve Türkiye: Suits

Hukuk Dizileri ve Türkiye: Suits

Son günlerde dünya gündeminin en sesli konuları arasında yer alan Kraliyet gelini Meghan Markle’ın başrolünde yer aldığı Suits dizisinin Türkiye’ye uyarlanacağı sosyal medyadan duyuruldu. Diziyi bilmeyenler için genel olarak özetlemek gerekirse zeki bir avukat olan Harvey Specter ve görsel hafızaya sahip olması ile ön plana çıkan, hukuk mezuniyeti olmayan Mike Ross’un Amerikan Hukuk sistemini sürekli alt etmesini anlatıyor. Her bölüm yeni bir dosya açılır, araştırmaları yapılır, dava süreci başlar, mahkemesi görülür, yargıç ve jüri son dakikalarda Mike ya da Harvey tarafından ortaya atılan bir fikir ile ikna edilir ve başarılı bir şekilde dosya kapatılarak şampanyalar patlatılır.

“Suits” denilince insanın aklına her zaman şık giyimli beyler ve bayanlar geliyor ve bence dizinin hukuk anlamında insana kattığı en önemli şey de bu: görünüş önemlidir. Türk literatüründe buna “ye kürküm ye!” denilmektedir.

Türkiye’de Hukuk Dizisi Olur Mu?

Amerika malumunuz üzere anglo-saxon hukuk sistemine tabidir. Liberalizmin de etkisi ile birey hukukun önünde daha fazla ayrıcalığa sahip ve kendini savunmak için olanakları daha fazla. Bu sistem kanunların yanı sıra içtihatlar ile de yürüdüğü için benzer davalarda içtihatların çok fazla ön plana çıktığını söylemek gerekir. Suçsuzluğun ispat edilmesi sistemin ilk amacıdır. Bu amaca jüri sisteminin de yargılamalara katılmasını sağlayarak ulaşılmaya çalışılır.

Oysa Türkiye’de kıta Avrupası hukuk sistemi uygulanmaktadır. Bu kapsamda kamunun menfaati bireyin menfaatinden öndedir. Önemli olan toplum menfaatinin korunmasıdır. Türk hukukunda yargı içtihatlarına hukukun yardımcı kaynakları olarak yer verilir.

Türk Hukuk sistemi herhangi bir şova müsaade etmez. Çünkü Türk yargısı kırk eşek üzerinde bir at taşıyan nakliye sistemi gibidir. Hukukun içine dahil olduğunuzda her şeyin ne kadar yavaş işlediği çok rahat gözlemlenebilir.

Peki bu yavaşlık üzerine bir dizi çekilebilir mi?

Özel hukuk için konuşursak;

Davayı açtık. Tabi ki UYAP’tan yaptık bu işlemi. Bu zamanda kim mahkemeye gidip tensip zaptı filan uğraşacak. Sonra taraflara mahkeme tebligatlarını gönderdi. Bir kere o tebligat ulaşırsa ne ala. O zaman ilk şampanyanı patlatabilirsin. Çünkü bu büyük bir başarı olabiliyor. Şahsıma gelmiş farklı konulardaki tebligatları evde oturmama rağmen muhtarlıktan almak zorunda kaldığımdan bunu biliyorum.

Tebligatlar ulaştı, karşılıklı dilekçeler (replik, düplik vs) verildi. Ön inceleme aşaması tamamlandı. Mahkeme günü, 10 ay sonraya. Tabi bu da şanslıysanız. Bu ülkede 10 ay sonra hayatta kalacağımızın bir garantisi yok ağalar, beyler. Ama mahkeme günü almak öyle kolay değil, ne yapalım. Bu aşamayı da geçtik. 10 ay geçti ve mahkeme günü geldi çattı. Bir bakmışsınız ki mahkemenin hakimi bu süreçte dosyanız ile ilgilenme şansına erişememiş. O da haklı, ne yapsın. Elinde 1000’in üzerinde dosya olan hakimlerimiz var. Her biri Türk hukuk sisteminin bel kemiği. Ama onların bel kemikleri dosyaları yetiştirmeye çalışmaktan bükülüyor. Velhasıl, ilk mahkemelerde hakimin dosyaya aşina olmasını sağlayacak ve belki 3 belki 6’ncı mahkemeden sonra (ki aradan bu süreçte 2 ila 3 yıl geçmiş olması lazım) bir karar elde edeceksiniz.

Sonra bu kararın istinafa gitmesi, oradan Yargıtay’a şutlanması vs. derken kararınızın kesinleşmesi aşaması da al sana 1-2 yıl. Velhasıl bu süreçte “acaba bu davada biz hangi taraftaydık” diye düşünebilirsiniz.

Yapımcılara Benden Hediye: Türk Hukuk Dizisi Projesi

İş bu nedenle tarafımca Türk dizi yapımcılarına özel bir proje geliştirildi. Yabancıların bizim sistemimiz ile hiç ilgisi olmayan muhteşem hukuk dizilerine özenip uyarlamaya çalışırken diziyi kuş etmektense, gelin beraber bize ait bir dizi çekelim. Adı da Suits olmasın da Süreler olsun. Dosyada süreyi kaçırmaktan korkan avukatın komik ama acınası yaşamını canlandıralım.

Örneğin bu seferlik bu avukat fakir olsun, BMW / Audi / Mercedes kullanmasın. Zengin avukatların arabalarının yanında passat çekmeye utanmasın.

İşçi avukatlıktan istifa edip kendi bürosunu açtıktan sonra sinek ile müşteri avlamak arasında gidip gelsin. Sineklerde yüksek müvekkillerde düşük başarı oranına sahip olsun. Kırk yılda bir CMK avukatlığı yaparak hayatına heyecan katsın.

Adliyelere girmeye çalışırken güvenlikler tarafından hırpalansın. Terörist muamelesi görsün.

Aynı sınıftan mezun olduğu, derslerini geçmesine yardım ettiği arkadaşlarının dayıları sayesinde oturdukları hakim koltuklarından kendisine yüksekten baktığını görsün, ne oluyoruz filan desin.

Velhasıl, öz be öz Türk işi bir hukuk dizisi yapalım saygıdeğer okurlarım. Bizim hukukumuzda bir dizi yapacak malzeme çıkmaz mı sanıyorsunuz. Çıkar elbette. Sonuçta vatandaşı olmasan eğlenceli bir ülke Türkiye.

Bir önceki yazımız olan Fransa'nın Hukuk Geçmişi: Galileo, Jeanne Darc, Jean Calas başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap