14. Ceza Hukukunun Yaptırımları Belirlenmesi Ve Bireyselleştirilmesi


Warning: count(): Parameter must be an array or an object that implements Countable in /home/mydukand/deuhukuk.net/wp-content/plugins/onceki-yazi-linki/onceki_yazi_linki.php on line 56

14. Ceza Hukukunun Yaptırımları Belirlenmesi Ve Bireyselleştirilmesi

Ceza suçun karşılığı olan yaptırımlardır. Eski dilde suçun karşılığı olarak suçluya tatbik edilen  yaptırımlara müeyyide denilmiştir.   Cezaların amaçları iki gurupta toplanır
a.Ceza ödetmeye hizmet eder
b.Ceza önlemeye hizmet eder
Cezalar insanları ihlal ettikleri haklara karşılık belirli beşeri haklardan yoksun bırakılmaları anlamına gelir.
Fakat her beşeri yoksunluk ceza değildir. Sadece kanunun ceza olarak nitelendirdiği beseri yoksunlular ceza müeyyidesidir. Bu demektir ki, ihlale tepki olarak, ceza müeyyidesinin kaynağı sadece kanundur. Bu, idarenin
düzenleyici işlemi ile, hiçbir zaman ceza konulamaması demektir.

14.1. Cezanın Nitelikleri

a.  Ceza kanunda düzenlenmiş olmalı
b.  Ceza bireyselleştirilebilir olmalı
c.  Ceza sadece suçu işleyen kişiye uygulanmalı
d.  Ceza insan onuru ile bağdaşabilir olmalı
e.  Ceza geri alınabilir ve düzeltilebilir olmalı
f.   Ceza devlete az yük getirmeli
14.2. Cezanın Türleri

I. Hukuki Nitelikleri Yönünden

a. Asli ceza: Yasada suçun asıl karşılığı olarak gösterilen cezalar
b. Ek ya da Fer’i ceza: Yasanın asıl cezaya ek olarak belirlediği ceza.  Bu cezanın özelliği asıl cezadan ayrı olarak tek başına hükmedilmez.
c. Seçimlik ceza: Asli bir ceza olmakla birlikte hakim tarafından tercih edilebilen cezalardır.  Örneğin hakaret suçu için hapis ya da para cezası ön görülmektedir.
d. Tamamlayıcı cezalar: Asli cezaya yasal sonuç olarak eklenen cezalardır. Bunlar ceza mahkumiyetinin doğrudan sonucu olduğundan ayrıca hükümde gösterilmese bile infaz sırasında uygulaması yapılır.

II. Yöneldikleri değerler bakımından

Cezalar yaşam hakkına, özgürlüğe, malvarlığına ve şerefe karşı olabilir.  Fakat çağdaş ceza hukukunda
yaşam hakkına ve şerefine yönelik cezalara yer verilmemesi kabul edilmektedir.  Bunun sonucu olarak ceza
hukukunda idam cezasına e hükümlerin ilanına yer verilmemektedir.  Fakat bununla birlikte TCK’nın İftira suçunu düzenleyen 267. Maddesinde bu durumla çelişen bir düzenleme bulunmaktadır.
14.3. TCK’da Yaptırımlar
TCK’ da yaptırımlar Cezalar ve Güvenlik tedbirler olarak ikiye ayrılır.

14. 3.1. Cezalar

I. Hapis Cezaları

a. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları:
Kanun, ağırlatılmış müebbet hapis cezasını, 47. maddede düzenlenmiştir. Ağırlatılmış müebbet hapis cezası, hükümlünün hayatı boyunca devam eder. Ancak, hükümlü, 5275 s. Kanunun 107. maddesi hükmü gereğince, iyi hal göstermesi kaydıyla, otuz yıl, birden çok cezanın bulunması halinde otuz altı yılsonunda koşullu salıverilebilir. Tabii, koşullu salıverilme, hükümlülük halini ortadan kaldırmaz. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının uygulanması esas ve usulleri 5275 s. Kanun, 25. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
b. Müebbet hapis cezaları
Kanun, müebbet hapis cezasını 48. maddede düzenlemiştir. Bu ceza hükümlünün hayatı boyunca devam eder.
5275 s. Kanun, hapis cezalarının infazı bağlamında olmak üzere, müebbet hapis cezasının uygulanması usul ve esaslarını belirlemiştir. 5275 s. Kanuna göre (m. 107/1, 2, 3/b), hükümlünün, iyi hal göstermesi halinde, kosullu
salıverilmesi mümkündür. Bu süre, Hükümlünün bir tek mahkûmiyetinin bulunması halinde 24 yıl, birden çok mahkûmiyetinin bulunması halinde otuz yıldır.
c. Süreli hapis cezaları
c.a. Kısa süreli hapis cezaları:  Hapis cezasının kısa süreli olması durumunda bu cezanın para cezasına ya da başka cezalara çevrilebilme olanağı vardır.
b)  Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir iste çalıştırılmaya, Çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yasını doldurmamış veya altmısbes yasını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir
halinde uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.
(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, besinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, hükmü veren mahkemece tedbir değiştirilir.
         a) Daha önce kasıtlı bir suçtan  dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu isledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekir.
(2)  Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, hakim
kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.
(3)  Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.
(4)  Denetim süresi içinde;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Onsekiz yasından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine, Mahkemece karar verilebilir.
(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir.
Bu kisi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime verir.
(6)  Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim
süresinin Herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kisi görevlendirmeden geçirilmesine de
karar verebilir.
(7)  Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç islemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere,
Hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen
infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.
(8)  Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.

c.b. Adli Para Cezaları

Para cezası suçlunun mal varlığına yönelik bir yaptırım olup yasada öngörülen sınırlar arasında belirlenerek devlet hazinesine ödenir.

Adlî para cezası

MADDE 52. – (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.
(3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.
(4) Hâkim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.
Para cezalarının belirlenmesinde iki sistem vardır; klasik sistem ve gün para sistemi.
765 sayılı TCK’da klasik sistem benimsenirken 5275 sayılı yeni TCK gün para cezası sistemini benimsenmiştir.  Klasik sistem farklı şekillerde uygulanır.
a.   Maktu para cezası: Hakimin işlenen suç, fail ve onun mali durumuna göre bir bedel belirlemesi mümkün değildir. Para cezası sabit bir miktar olarak belirlenir.
b.   Alt ve üst sınırları belirlenmiş para cezaları: Hakim belirlenmiş olan bu sınırlar arasında bir bedele hükmeder.
c.   Nispi para cezası: Suçluya verilen para cezası sebep olduğu zarar ya da engel olduğu yarara göre ya da katları oranında belirlenir.
Yeni TCK’da para cezası adli para cezası olarak belirlenmiştir. Adli para cezası tam gün sayısının bir gün karşılığı olarak belirlenen bir bedelle çarpılması sonucu saptanır.   Adli para cezası peşin ya da vadeli olarak hâkimin takdiriyle belirlenebilir.

14. 3.2. Güvenlik Tedbirleri

Güvenlik tedbirleri fiil ya da fiilden kaynaklanması muhtemel tehlikeliliği önlemek ve faili eğitmek, koruma altına almak veya tedavi etmek amacını güden müdahalelerdir.  Güvenlik tedbirleri ceza değildir çünkü bastırıcı değil önleyici özellikler taşır. Güvenlik tedbirlerinin cezadan farkı şunlardır:
a.    Cezaların süresi kanunda belirtilmiştir.  Güvenlik tedbirlerinin süresi kural olarak belli değildir.
b.    her ikisinin de infazı farklıdır.   Güvenlik tedbirlerinde kişiye uygulanan yoksunluklar daha sınırıdır.
c.    Güvenlik tedbirlerinde cezalardan farklı olarak kusur aranmaz
d.    güvenlik tedbirlerinde kusurun derecesi önem arz etmez
e.    Kural olarak af, erteleme, zamanaşımı gibi konular güvenlik tedbirleri bakımından geçerli değildir.
Bu farklılıkların yanı sıra güvenlik tedbirlerinin şu özellikleri vardır.
a. Güvenlik tedbiri bir mala veya para el konulması biçiminde olabileceği gibi kişi özgürlüğünden yoksun kılınması şeklinde olabilir.
c. Güvenlik tedbirleri mutlaka kanunla konulur.
d. Güvenlik tedbirlerinin muhakemesi ceza muhakemesi usul ve esaslarına göre yapılır.
e. Güvenlik tedbirleri infazının amacı suçun işlenmesine neden olan psikolojik nedenlerin ortadan kaldırılması olarak ifade edilir.

I. Belli Haklardan Yoksun Bırakılma

İKİNCİ BÖLÜM
Güvenlik
Tedbirleri

Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma

MADDE 53. – (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan,
c)  Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kurulusunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, Yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.
(3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak  yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.
(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yasını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

II. Müsadere

Müsadere kasıtla işlenmiş bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun kullanılmasına tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın yahut menfaatlerin veya kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından
tehlikesi olması durumunda suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşyanın; bunların ortadan kaldırılması, elden çıkartılması, tüketilmesi ya da müsaderenin başka türlü imkânsız olması durumunda söz konusu eşyanın değeri kadar paranın veya menfaattin karşılığının yahut üretimi, bulundurulması, kullanılması,
taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşyanın mülkiyetinin devlete geçmesi anlamına gelir.  İki türlü müsadere
bulunur: Eşya müsaderesi, kazanç müsaderesi.
a. Eşya Müsaderesi:

Eşya müsaderesi

MADDE 54. – (1) İyi niyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun islenmesinde kullanılan veya suçun islenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur.

Suçun islenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.
(2) Birinci fıkra kapsamına giren eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka bir surette imkânsız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para tutarının
müsaderesine karar verilir.
(3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin islenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.
(4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir.
(5) Bir şeyin sadece bazı kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir.
(6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur.
Eşya Müsaderesinin Koşulları:
a.   Bir eşya mevcut olmalı
b.   Eşya iyi niyetli üçüncü kişilere ait olmamalı
c.   Eşya kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılmalı, suçun işlenmesine tahsis edilmeli ya da suçtan meydana gelmeli.
d.Eşya suçun işlenmesinde kullanılmak için hazırlanmış ise kamu sağlığı ya da genel ahlak açısından tehlikeli olmalı
e. Müsadere edilen eşya suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmamalı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olmamalıdır.
b. Kazanç Müsaderesi
Kazanç müsaderesi ceza hukuku vasıtasıyla el uzatılabilecek malvarlığının kapsamını genişletmek amacıyla ceza hukukuna dâhil edilmiştir.

Kazanç müsaderesi

MADDE 55. – (1) Suçun islenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun islenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar verilir. Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı verilebilmesi için maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir.
(2) Müsadere konusu eşya veya maddi menfaatlere el konulamadığı veya bunların merciine teslim edilmediği hallerde, bunların karşılığını oluşturan değerlerin müsaderesine hükmedilir.
Kazanç müsaderesinin koşulları:
a. Suçun işlenmesi vb yollarla ortaya çıkan ekonomik bir kazanç söz konusu olmalıdır.  Eğer söz konusu değer başka kazançlara dönüştürüldüyse bu kazançta müsadere edilecektir.  (Örneğin belli
miktar paranın hisse senedine dönüştürülmesi).
b. Suç konusu elde edilen maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gereklidir.  Eğer edilebiliyorsa artık kazanç müsaderesi söz konusu olmaz.

III. Çocuklara Özgü Güvenlik Tedbirleri

Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev e Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir.  Buna göre çocuklar hakkında 
a.  veliye, vasiye ya da akrabalardan birine teslim,
b.  aile yanına yerleştirme
c.  Özel kurumlara yerleştirme
d.  İşyerine yerleştirme
e.  tedavi kurumlarına gönderme gibi tedbirlere hükmedilebilir.

IV. Akıl Hastalarına Özgün Güvenlik Tedbirleri

Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri

MADDE 57. – (1) Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar.
(2) Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının
belirtilmesi üzerine mahkeme veya hâkim kararıyla serbest bırakılabilir.
(3) Sağlık Kurulu raporunda, akıl hastalığının ve islenen fiilin niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve aralıkları belirtilir.
(4) Tıbbi kontrol ve takip, raporda gösterilen süre ve aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca bu kişilerin teknik donanımı ve yetkili uzmanı olan sağlık kurulusuna gönderilmeleri ile sağlanır.
(5) Tıbbi kontrol ve takipte, kişinin akıl hastalığı itibarıyla toplum açısından tehlikeliliğinin arttığı anlaşıldığında, hazırlanan rapora dayanılarak, yeniden koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine
hükmedilir. Bu durumda, bir ve devamı fıkralarda belirlenen işlemler tekrarlanır.
(6) İşlediği fiille ilgili olarak hastalığı yüzünden davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişi hakkında birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yerleştirildiği yüksek güvenlikli sağlık kurulusunda düzenlenen kurul raporu üzerine, mahkûm olduğu hapis cezası, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, mahkeme kararıyla akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir.
(7) Suç isleyen alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı kişilerin, güvenlik tedbiri
olarak, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılarına özgü sağlık kurulusunda tedavi altına alınmasına karar verilir. Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder. Bu kişiler, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu yönde
düzenlenecek rapor üzerine mahkeme veya hakim kararıyla serbest bırakılabilir.

Bir önceki yazımız olan 16. KOŞULLU SALIVERİLME başlıklı makalemizde Ceza Hukuku hakkında bilgiler verilmektedir.